AI çıktılarıyla çalışmanın getirdiği “sahte ilerleme” hissi
AI çıktılarıyla çalışmanın getirdiği “sahte ilerleme” hissi
AI ile çalışırken çok tanıdık bir duygu var:
Ekranda bir şeyler oluyor, sayfalar doluyor, işler “ilerliyor” gibi görünüyor.
Ama günün sonunda içten içe şunu hissediyorsun:
Ben gerçekten ilerledim mi, yoksa sadece oyalandım mı?
İşte buna sahte ilerleme hissi diyebiliriz.
Hareket var ama yön belirsiz
AI çıktıları hızlıdır.
Bir taslak gelir, bir özet çıkar, bir çözüm önerisi sunulur.
Bu hız, beynimize “ilerleme” sinyali gönderir.
Ama ilerleme, sadece hareket etmek değildir.
İlerleme, doğru yönde hareket etmektir.
AI çıktılarıyla çalışırken çoğu zaman şunu yapıyoruz:
• Bir çıktıyı alıyoruz
• Biraz düzenliyoruz
• Sonra bir sonrakine geçiyoruz
Ortaya çok iş çıkıyor gibi duruyor ama temel soru hep askıda kalıyor:
Bu beni hedefime yaklaştırdı mı?
Üretmekle düşünmek birbirine karışıyor
AI en çok burada yanıltıyor.
Çünkü üretimi o kadar kolaylaştırıyor ki, düşünme ile üretme arasındaki çizgi bulanıklaşıyor.
Eskiden:
• Düşünür,
• tasarlar,
• sonra üretirdik.
Şimdi ise:
• Üretiyoruz,
• sonra düşünüyormuş gibi hissediyoruz.
Bu terslik, sahte ilerlemenin ana kaynağı.
“Bir şeyler yaptım” hissi neden bu kadar güçlü?
Çünkü AI çıktıları tamamlanmış görünür.
Cümleler düzgün, yapı mantıklı, sonuç net.
Ama tamamlanmış görünen şeyler, tamamlanmış kararlar değildir.
Bir problem hâlâ netleşmemiş olabilir.
Bir fikir hâlâ yüzeyde kalmış olabilir.
Bir yön hâlâ yanlış olabilir.
Ama çıktı düzgün olduğu için, zihnimiz işi bitmiş sayar.
Sahte ilerleme en çok nerede tehlikeli?
• Öğrenme süreçlerinde
• Strateji üretirken
• Ürün ya da içerik geliştirirken
Çünkü bu alanlarda asıl değer, sonuçtan çok neden-sonuç ilişkisini kurabilmekte.
AI bu ilişkiyi senin yerine kurmaz.
Sadece sen kurmuşsun gibi hissettirebilir.
Gerçek ilerleme ne zaman başlar?
Gerçek ilerleme, AI çıktısına şu sorular sorulduğunda başlar:
• Buna katılıyor muyum?
• Burada eksik olan ne?
• Ben olsam neyi farklı yapardım?
• Bu çıktı beni hangi karara götürüyor?
AI burada yardımcıdır ama rehber değildir.
Bu yaklaşımı benimseyen yapılar, AI’yi hızlandırıcı olarak kullanır ama düşünmeyi ona devretmez. Yobodobo’nun üretim yaklaşımı da tam olarak bu noktaya dayanır: çıktı çok olabilir ama anlamlı olan, hangisinin işe yaradığıdır.
Son söz
AI çıktılarıyla çalışmak kötü değil.
Tehlikeli olan, bu çıktıları ilerleme sanmak.
Gerçek ilerleme:
• Daha çok şey üretmek değil
• Daha doğru şeyleri seçebilmek
• Daha net kararlar alabilmektir
AI sana hız verir.
Ama yönü hâlâ sen belirlemezsen,
çok hızlı bir şekilde aynı yerde dönüp durursun.
Sahte ilerleme hissi işte tam burada başlar.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!