Düşünmenin outsource edilmesi

Düşünmenin outsource edilmesi

Düşünmenin outsource edilmesi

Eskiden outsource edilen şeyler belliydi:

üretim, destek, tasarım, operasyon.

 

Şimdi ise çok daha sessiz bir şey outsource ediliyor:

düşünme.

 

Karar vermeyi, seçenek üretmeyi, hatta bazen ne düşüneceğimizi bile araçlara bırakıyoruz. Ve bunu çoğu zaman fark etmeden yapıyoruz.

 

 

“Bir bakayım ne diyor” ile başlayan süreç

Bir konu hakkında fikrin var ama yine de soruyorsun.

Bir karar vereceksin ama önce bir öneri almak istimetin yazacaksın ama sıfırdan başlamak zor geliyor.

 

Bunların hiçbiri tek başına sorun değil.

Sorun, bu refleks ilk adım hâline geldiğinde başlıyor.

 

Artık düşünmeden önce soruyoruz.

Sonra gelen cevaba göre hissediyoruz.

Sonra da onu biraz düzenleyip “karar” diye sunuyoruz.

 

 

Düşünme yer değiştiriyor, kaybolmuyor

 

Burada önemli bir ayrım var.

Düşünme tamamen yok olmuyor.

Ama yeri değişiyor.

 

Eskiden düşünme sürecin içindeydi.

Şimdi ise çoğu zaman çıktıdan sonra başlıyor.

 

Bu da şu hissi yaratıyor:

• Hız var

• Netlik var

• Ama içten içe bir boşluk var

 

Çünkü karar sana ait gibi duruyor ama tam olarak senin içinden çıkmıyor.

 

 

Neden bu kadar cazip?

Çünkü düşünmek zor.

Yavaş.

Rahatsız edici.

 

Belirsizlikle kalmayı gerektiriyor.

Yanılma ihtimalini kabul etmeyi gerektiriyor.

 

Outsource edilmiş düşünme ise:

• Daha hızlı

• Daha düzgün

• Daha “emin” görünüyor

 

Ama bu eminlik, çoğu zaman ödünç.

 

 

En büyük risk: kasın körelmesi

Düşünme bir kas gibi.

Kullandıkça güçlenir, kullanılmadıkça zayıflar.

 

Sürekli başkasının ürettiği çerçevelerle ilerlediğinde:

• Kendi soruların azalır

• İtiraz refleksin zayıflar

• Sezgin sessizleşir

Bir noktadan sonra şunu fark edersin:

 

“Bu bana mantıklı geliyor ama nedenini tam bilmiyorum.”

 

İşte düşünmenin outsource edildiği an tam olarak burasıdır.

 

Yardım almakla devretmek arasındaki çizgi

Yardım almak sağlıklıdır.

Destek almak gereklidir.

 

Ama düşünmeyi devretmek başka bir şeydir.

Çizgi şurada:

• Araçlar sorularını netleştiriyorsa, düşünüyorsundur

• Araçlar senin yerine karar veriyorsa, düşünmüyorsundur

Bu fark çok ince ama çok kritiktir.

 

Bu bakış açısını merkeze alan yaklaşımlar, teknolojiyi akıl yerine değil aklın yanında konumlandırır

 

 

Son söz

 

Düşünmenin outsource edilmesi konforludur.

Ama bedeli vardır.

 

Hız kazanırsın,

ama yön kaybedebilirsin.

 

Netlik hissi yaşarsın,

ama sahiplik azalır.

 

Asıl mesele araçları kullanıp kullanmamak değil.

Düşünmeye nerede başladığını unutmamaktır.

 

Çünkü düşünme devredildiğinde,

karar da yavaş yavaş senden çıkar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!