Oyun geliştirirken en çok nerede vazgeçiliyor?
Oyun geliştirirken en çok nerede vazgeçiliyor?
Genelde sanıldığı yerde değil. Çoğu kişi oyunu yaparken teknik olarak takıldığı için bırakmıyor. Asıl kopuş, heyecanın sorumluluğa dönüştüğü noktada yaşanıyor.
İlk kırılma: fikir bitti, iş başladı
Oyunun ilk günleri keyiflidir.
Fikir vardır, hayal vardır, “şöyle bir şey olsa” heyecanı vardır. Her şey mümkündür.
Ama bir noktadan sonra şu an gelir:
• Aynı bug’ı üçüncü kez düzeltmek
• Basit görünen bir mekaniğin saatler alması
• Oyunun hâlâ “oyun gibi” hissettirmemesi
İşte birçok kişi burada bırakır. Çünkü artık oyun hayal değil, emek ister.
İkinci kopuş: oyunun eğlenceli olmadığını fark etmek
Bu belki de en zor an.
Teknik olarak çalışan bir şey vardır ama eğlenceli değildir.
Ve şu düşünce gelir:
“Bunca emek verdim ama bu iyi değil.”
Bu noktada vazgeçmek kolaydır.
Çünkü oyunu düzeltmek, sıfırdan başlamaktan daha zordur.
Ama işin gerçeği şudur:
İyi oyunlar genelde kötü hâllerinden geçerek oluşur.
Üçüncü kırılma: yalnızlık
Oyun geliştirme uzun bir süreçtir.
Ve çoğu zaman sessiz geçer.
Kimse seni izlemiyordur, alkış yoktur, geri bildirim azdır.
Bir noktada insan şunu sorar:
“Bunu neden yapıyorum?”
İşte bu soru cevapsız kaldığında vazgeçiş gelir.
En sinsi sebep: bitirmeye yaklaşmak
İlginçtir ama birçok kişi oyunu bitirmeye çok yaklaştığında bırakır.
Çünkü bitirmek demek:
• Yayınlamak
• Gösterilmek
• Eleştirilmek
demektir.
Yarım kalan bir oyun eleştirilmez.
Bitmiş bir oyun ise gerçek bir şeydir.
Peki vazgeçmeyenler ne yapıyor?
Vazgeçmeyenler genelde daha yetenekli değildir.
Sadece şunu kabul ederler:
• Oyun yapmak sık sık sıkıcıdır
• Eğlence, başta değil sonda gelir
• Küçük ilerlemeler büyük motivasyon yaratır
Ve oyunu “harika” yapmak yerine bitirmeye odaklanırlar.
Son söz
Oyun geliştirirken en çok:
• Fikir üretiminden sonra
• Eğlencenin gelmediği dönemde
• Kimsenin bakmadığı anlarda
• Bitirmeye çok yaklaşınca
vazgeçilir.
Bu yüzden en güçlü yetenek kod yazmak değil;
devam edebilmektir.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!