Parça parça düşünmeye alışmak

Parça parça düşünmeye alışmak

Parça parça düşünmeye alışmak

Eskiden bir problemi çözmek için baştan sona düşünürdük.

Şimdi ise çoğu zaman sadece bir parçasını düşünüyoruz. Sonra bir parçasını daha. Sonra bir tane daha.

 

Bu kötü mü?

Hayır. Ama farkında olunmazsa yorucu.

 

Büyük resmi düşünmek neden zorlaştı?

Çünkü her şey çok parçalı.

Bir iş tek bir iş değil artık.

Bir proje; mesajlar, task’ler, dokümanlar, bildirimler, toplantılar arasında bölünüyor.

 

Beyin de buna uyum sağlıyor.

Derin derin düşünmek yerine, küçük lokmalar hâlinde düşünmeyi öğreniyor.

 

Bir sorunu:

• Tam çözmek yerine

• Bir sonraki adıma kadar

• “Şimdilik burası” diyerek

ilerletiyoruz.

 

Parça parça düşünmek bir savunma mekanizması

Bu alışkanlık tembellikten gelmiyor.

Aksine, yükle baş etme biçimi.

 

Her şeyi bir anda düşünmeye çalışmak bunaltıcı.

O yüzden zihin şöyle diyor:

 

“Hepsini şimdi düşünmeyelim.

Sadece bu kısmı halledelim.”

 

Bu sayede ilerliyoruz.

Ama bir bedeli var.

 

Risk: Bağlam kaybı

Parça parça düşündükçe, parçalar arasındaki bağ zayıflıyor.

Şu cümleler tanıdık geliyorsa, tam oradayız:

• “Bunu neden böyle yapmıştık?”

• “Bu karar nereden çıkmıştı?”

• “Asıl amacımız neydi?”

 

Her parça kendi içinde mantıklı.

Ama bütün, bulanık.

İşte yorgunluk da burada başlıyor.

 

Parça parça düşünmek kötü değil, tek başına yeterli değil

Bu alışkanlık tamamen yanlış değil.

Aksine, modern dünyada kaçınılmaz.

 

Sorun şurada başlıyor:

Parçaları hiçbir zaman birleştirmediğimizde.

 

Yani sürekli üretip,

sürekli ilerleyip,

ama hiç durup şunu sormadığımızda:

“Bütün olarak neredeyiz?”

 

Küçük duraklar büyük fark yaratır

Parça parça düşünmeye alışmış bir zihnin en çok ihtiyaç duyduğu şey:

bilinçli duraklar.

• Haftada bir büyük resmi hatırlamak

• “Bu yaptıklarım neye hizmet ediyor?” diye sormak

• Bazı parçaların aslında gereksiz olduğunu kabul etmek

 

Bu duraklar olmazsa, üretim devam eder ama anlam azalır.

 

Aslında aradığımız şey denge

Ne sürekli büyük resmi düşünmek mümkün,

ne de sonsuza kadar parça parça gitmek.

 

Sağlıklı olan şu:

• Günlük hayatta parçalarla ilerlemek

• Belirli aralıklarla bütüne geri dönmek

Bu denge kurulduğunda, parça parça düşünmek yük değil, avantaj olur.

 

Son söz

Parça parça düşünmeye alışmak çağın bir sonucu.

Bundan kaçamayız.

 

Ama şunu seçebiliriz:

Parçaların bizi sürüklemesine izin vermek mi,

yoksa onları bilinçli şekilde birleştirmek mi?

 

Çünkü asıl fark,

ne kadar hızlı ilerlediğinde değil,

ilerlerken nereye baktığında ortaya çıkar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!